Kategoriler
Gündem

Ösym Adaylara Son Açıklamaları Yaptı

Yarımağan, yaptığı açıklamada, ÖSS öncesinde adaylara şu öneri ve uyarılarda bulundu. Bu yıl ilk kez ÖSS’de adaylara tuvalet izni verileceğini ifade eden Yarımağan, “Bir aday sınav sırasında 2-3 kez tuvalete gidebilecek mi, hakkı ne kadar?” sorusu üzerine şunları söyledi:
“2-3 defa gitmesinler. Biz adaylara bir kolaylık getirdik, bunu
istismar etmesinler. Çünkü istismar, yasakları da beraberinde
getiriyor. Bundan önceki yasaklar bu yüzden gelmişti.
Geçen yıllardaki kuralımız ‘herhangi bir nedenle sınav salonundan
çıkan bir daha salona giremez’ şeklindeydi. Her ne sebeple olursa
olsun, başı dönen, midesi bulanan ya da burnu kanadığı için çıkan kişi de salona dönemiyordu. Bu çok insanca bir şey değil ama bunu geçmişte yapmak zorunda kalmışız. Çünkü bunu kötü niyetle kullananlar olmuş.
Biraz yumuşama getirdik. Dedik ki, gerçek bir ihtiyacı olan kişi
ihtiyacını giderebilsin. Bu konuda biz yetkiyi salon başkanlarına
verdik. Bir aday ‘Ben şu amaçla dışarı çıkmak istiyorum’ dediğinde
salon başkanı onun iyi niyetli olduğuna ikna olmazsa, ona izin
vermeyebilecek. İkna olursa bir görevliyle birlikte onun dışarı
çıkması sağlanacak. Bu ihtiyaç, yüzünü yıkama, tuvalete gitme şeklinde olabilir. Görevlinin amacı salondan çıkan adayın başkasıyla
konuşmasını, temas etmesini engellemektir. Dolayısıyla kötü niyetle bilgi alışverişi olmasını önlemeye çalışacağız. Adayların bence bu
imkanı oto kontrolle iyi biçimde kullanmaları gerekir yoksa ileriki
yıllarda bu hak ellerinden gider.”
SUYU YUDUM YUDUM İÇSİNLER
“Adaylar sınav esnasında bir şeyler yiyip içebilirler mi?”
sorusunu, Yarımağan şöyle yanıtladı:
”İçmeye hiçbir şey demiyoruz. Yanlarında su götürsünler ama suyu
da yudum yudum içsinler. Çünkü aşırı su içerlerse rahatsız
olabilirler. Yeme konusunda ise etrafı rahatsız etmemeleri lazım.
Sessizce, etrafı rahatsız etmeden yenebilecek mesela bir çikolata
parçası, bir şeker olabilir ama etrafı rahatsız edecek biçimde yemeye izin verilmeyecek.”
NORMAL YAŞANTINIZI SÜRDÜRÜN
Yarımağan, adaylara şu öneri ve uyarılarda bulundu:
“-Normal yaşantınızı sürdürün. Çalışma saatlerinizde veya
yatma-kalkma saatlerinizde değişiklikler yapmayın. Son birkaç gün
çalışmalarınızı azaltın, hatta çalışmayın.
-Sınava girerken yanınızda mutlaka sınava giriş ve kimlik
belgesini bulundurun. Bu belge olmadan sınava girilemiyor. Bu belge
eline ulaşmayan veya kaybeden adayların, sınav merkezi
yöneticiliklerimizden herhangi birine başvurarak yeniden çıkarmaları gerekiyor.
-Sınava giriş ve kimlik belgesine ek olarak ikinci bir kimlik
belgesini, fotoğraflı ve onaylı bir kimlik belgesini ve her olasılığa
karşı bir fotoğrafınızı yanınızda bulundurun.
-Yanınıza birkaç tane kurşunkalem alın. Yumuşak kalemler seçin.
Önerdiğimiz numaralar 2B, 1B ya da HB kalemleri. Ayrıca kaliteli bir silgi ve kalemtıraşı yanınıza almayı unutmayın.
TELEVİZYONUN ÜSTÜNE KOYUN
-Sınava giriş ve kimlik belgesini, diğer kimlik belgesini ve
fotoğrafı, kalem, silgi ve kalemtıraşı sınavdan önce hazırlayın ve
toplu olarak unutmayacağınız bir yere koyun. Benim önerim,
televizyonun üzerine koyun. Çünkü her evde televizyon göz önünde duruyor.
-Sınavdan 1-2 gün önce sınava gireceğiniz yeri görmenizde yarar
var. Gidiş-gelişin ne kadar zaman aldığını, nasıl gidildiğini öğrenin.
Bazı adresleri bulmak zor olabiliyor. O zorluğu yaşayacaksanız, sınav gününden önce yaşayın. Bu, sınav sabahı olursa olumsuz etki yapar.
-Sınav sabahı 08.30-08.45 gibi sınav yerinde bulunun.
-Sınavın yapılacağı binaya giderken yanınıza cep telefonunu
almayın. Ama özellikle başka kentlerden geldikleri için cep telefonunu yanlarında bulunduran, cep telefonuna ihtiyacı olan adaylar
bulunabilir. Bu adaylar yanlarında anne-babaları varsa telefonunu
onlara bırakabilirler yoksa binanın girişinde görevlilere teslim
edebilirler. Binanın girişinde görevlilere teslim etmiyorlarsa mutlaka
salon başkanına teslim etsinler. Çünkü adayların bundan dolayı mağdur olmalarını istemiyoruz.
-Sınav sırasında bir adayın üzerinde, kapalı da olsa cep telefonu
olduğu tespit edilirse, adayın sınavı geçersiz sayılacak.
-Cep telefonunun yanı sıra bir fotoğraf makinası da, hesap
makinası da, cetvel, açıölçer gibi araç gereçler de aynı sonucu
doğurur. Adaylar yanlarında hiçbir şekilde araç-gereç bulundurmamalı.
-Bu sınavı diğer sınavlardan biraz daha önemli bir sınav gibi
değerlendirin. Sınava gerekli önemi vererek ama bunu da bir kaygıya dönüştürmeden cevaplarını vermeye çalışın.
-Sınavda hangi testten başlayacağınıza kendiniz karar verin. O
konuda biz bir öneride bulunmuyoruz, çünkü her adayın kendine göre bir çalışma düzeni, alışkanlığı vardır.
KIYAFET KURALI
Türbanlı olarak sınava girilemeyeceğini söyleyen Yarımağan,
“Yargı kararları var yürürlükte. Biz de onları uygulamakla
yükümlüyüz” dedi. Yarımağan, şunları kaydetti:
“Ben türbanlı olarak girmenin ötesinde, adaylara şu çağrıda da
bulunmak istiyorum: Bir sınava giriyorlar, öğretmenlerin, hatta
üniversite hocalarının huzurunda bir sınava giriyorlar. Dolayısıyla bu sınava önem verdiklerini, bu kişilere saygı gösterdiklerini belirtmek için bence kılık kıyafetlerinin düzgün olması gerekir. Adayların başı açık olacak. Kendi imkanları içinde temiz pak giyinmiş şekilde sınava
giden bir aday, sınavda başarının da ilk adımını da atmış olur.”
Sınav sonuçlarının, sınavın yapıldığı tarihten itibaren yaklaşık 1
ay sonra açıklanabileceğini ifade eden Yarımağan, “15 Temmuz ile 20Temmuz arasında olabileceğini tahmin edebiliriz” dedi.
SINIFLARIN BOŞALMASI AZALDI’
Yarımağan, bu yıl uygulamaya konulacak yeni sınav sisteminin
‘’sınıfların boşalmasını önlemek” amacıyla da getirildiği
anımsatılarak, “Ancak lise son sınıflar bu yıl da boşaldı. Milli
Eğitim Bakanlığı bunun ÖSS sisteminden kaynaklandığını belirtiyor, sistemin değiştirilmesi için size de çağrıda bulunuldu. Bir değişiklik
söz konusu olacak mı?” sorusuna şu karşılığı verdi:
“Sayın Milli Eğitim Bakanı bu sınavdan şikayet ediyor fakat
kendileri de benzer bir sınavı, OKS’yi yapıyor. Bu arz-talep dengesi içinde sınavdan başka bir çözüm var mıdır diye düşünüyorum. Sınava giren sayısı azaltılabilir, öğrencilerin okula gitmesi sağlanabilir ama sınavsız bir sistem bulunabileceğini ben düşünmüyorum. Her şeye rağmen, geçen sene ile bu seneki gazeteleri bir incelerseniz, bu sene ile geçen sene arasında bence çok ciddi fark var. Bu sene de belki bir miktar bu olaylar oldu ama ben geçen seneye göre daha sınırlı olduğunu düşünüyorum. Bunun daha da azalması için iş Milli Eğitim Bakanlığı’na düşüyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın, yönetmelikleriyle, otoritesiyle öğrencilerin okula gelmesini sağlaması gerekir. Öğretmenler arasında yaygın olarak yerleşmiş olan ‘Aman bizim öğrencimiz üniversite sınavında başarılı olsun, gerekirse benim dersime gelmesin, ben onu idare ederim’ zihniyetini yıkmaları lazım. Bunu yıktıkları takdirde, bir otorite ve ciddiyet sağlanırsa okulların boşalması için hiçbir neden yok.”
ÖSS’ye giren sayısının azalması gerektiğini vurgulayan Yarımağan,
her yıl yaklaşık 500-600 bin öğrencinin liseden mezun olduğunu, mezun olamayan öğrencilerle birlikte lise son sınıflardaki öğrenci sayısının 700 bini bulduğunu anlattı. ÖSS’ye 1.5 milyonun üstünde adayın sınava girdiğini kaydeden Yarımağan, “Sınava giren sayısının azalması lazım. Üstelik de liseyi bitiren herkesin de sınava girmemesi lazım. Özellikle meslek lisesi mezunlarının bir kısmı ya iş hayatına atılmalı ya da meslek yüksekokullarına gitmeli” dedi.
BİTİRME SINAVI GETİRİLEBİLİR
Yarımağan, sınava giren öğrenci sayısının ilk aşamada 1 milyonun
sonra da 500 binin altına inmesi gerektiğini belirtti. “Sınava giren
sayısı 500 binin altına indiğinde sınav sisteminde de çok ciddi,
radikal değişiklikler yapılabilir, ölçme değerlendirme açısından da
daha iyi şeyler yapılabilir. Önce bu sayının inmesi lazım” diyen
Yarımağan, aday sayısının azaltılması için ya belli bir diploma notu
getirilebileceğini ya da liseyi bitirme sınavı konulabileceğini
söyledi. Yarımağan, “Bitirme sınavı konulursa belki bazı
yükseköğretim programlarına sınavsız girilebilir ve böylece aday
sayısı da azalabilir” diye konuştu.

(A.A alıntıdır)