Kategoriler
Gündem

Faşizm Malatyada soğuk yüzünü gösterdi

Bugün sabah şöyle bir internette gazetelere bakıyım dedim ama bakmaz olaydım herzamanki gibi gene vahşet dolu haberler.
Olay şundan ibaret;
İstanbul’daki Zirve Yayınevi’nin Malatya Niyazi Mısr-i Mahallesi’ndeki bürosuna bugün öğle saatlerinde baskın oluyor 5 saldırgan, içerde bulunan Alman Tilman Ekkehart Geske ile Türk çalışanların el ve ayaklarını domuzbağı denen yöntemle bağlayıp sorguluyor, ardından misyonerlikle suçladıkları yayınevi çalışanlarının bıçakla boğazlarını kesiyorlar. Ve bu vahşeti yapanlar Malatya’daki bir yurtta üniversite sınavına hazırlanan 20 yaşında 5 genç ve üzerlerinden şu mektup çıkıyor “Beşimiz kardeşiz, ölüme gidiyoruz, dönmeyebiliriz. Hakkınızı helal edin” gençlerden birinin geçen ocak ayında kavga çıkardığı için yurttan atılıdığı idda ediliyor. Polis ekipleri, söz konusu yurtta arama yaparken, zanlıların dün akşam yurt idaresine bugün yurda gelmeyeceklerini bildirdiklerine dair heber aldıkarını iletiyorlar.

Şimdi sorarım size bizi hangi avrupa birliği kabul etsin de bizi avrupa birliğine alsınlar.
Bu ülke nereye gidiyor bilmiyorum ilerleyeceğimize devamlı geriye gidiyoruz ilginç olanda şudur ki hep gençlerimizi kullanıyorlar bu işler için ve yaşlarından dolayı ceza indirimi alıp üç beş sene yatıp çıkıyorlar. Çabuk gaza geliyorlar tabiri caizse bütün gençlerde kahraman olma hevesi var nedense birde tabi bunlara sebep olan birçok dizi haliyle etkileniyor körpecik beyinler düşüyorlar kahraman olmak için böyle kötü tuzaklara. Birde yönlendiren olunca böyle olayların ardı arkası kesilmiyor Türkiye, Rahip Santoro ve Hrant Dink cinayetlerinin ardından şimdi de İncil baskınıyla dünyanın gündemine işte böyle oturuyor sonra bu gençlerin elleri kalem tutması gerekirken Böyle küt kafalıların yönlendirmesiyle, beyinlerini yıkamasıyla O ellere ya silah tutuşturuluyor ya da bıçak… Bunların sorumlusu da kim tartışılır tabi…
Valla bununla ilgili ne yazsam az. Yorum sizin…
Sadece ilgili kişilere şunu söylüyorum;

Bu gemi böyle ilerlemez aynı şekilde devam ederse demir atamadan batar çünki okadar şiddetli fırtına varki sizin geminizin gücü bu fırtınalara dur diyemiyor o yüzden mürettebatınızı da alıp emekliye ayrılın ki diğer yol alacak gemilere yer açın engin denizlerde.