En güzel zamanları senin için sakladım sevgilim. Birlikte yaşayalım diye. Her anına imzamızı aşkla atalım diye. Aşkımızı yaşarken soluksuz kalalım, birbirimizi bulduğumuz için her saniye yeniden şükredelim Allah’a diye…
Görüyor musun, nasıl da hoyratça harcıyor insanlar zamanlarını. Geçen hiçbir anın bir daha tekrarının olmayacağını bilmiyorlar mı bebeğim? Her anı aşkla doldurabilmek varken başka başka hesapların içinde olmakla ne kazanıyorlar acaba?
Sevgilinin elini tuttuğu an başka her şeyden vazgeçebilmeli insan. Aşk, ancak o zaman yüce bir duygu haline dönüşebilir. Biz benzemeyelim başkalarına aşkım, hani birileri örnek alınacaksa başkaları tarafından onlar biz olalım. Aşkımızı yazalım zamana. Okuyabilen okusun, okumayanı kendi haline bırakalım.
Beni en çok ihanetler yoruyor. Özü, sözü bir olan insanlara ne oldu can kuşum? Nereye gitti onlar biliyor musun? Neden ikiyüzlülerle yaşamak zorunda kalıyoruz? Zaten yeteri kadar zor hayat. Bir de bunlarla mı uğraşmak zorundayız?
Sen bana hayatın tüm kötülüklerine karşı dayanma gücü veriyorsun. Senin verdiğin güçle, yenemeyeceğim hiçbir zorluğun olmayacağını düşünüyorum. Yanımda olmadığın kısacık anlarda bile senin varlığını yüreğimde. Taa derinde hissedebiliyorum. Öyle şanslıyım ki…
Yıllar önce bir film izlemiştim. Bir denizkızına âşık oluyor bir erkek. Denizkızı bu, karada çok kısa bir süre kalabiliyor. Üzerine su değdiği an yeniden denizkızı oluyor. İnsanlar kısa sürede keşfediyorlar bunu. Ve bütün acımasızlıklarıyla denizkızını kullanmaya çalışıyorlar. İşte o an denizkızı artık yeniden denize dönmesi gerektiğini anlıyor. Denize çağırıyor sevdiği adamı. Adam her şeyi bırakıp denizde yaşamak zorunda kalacaktır. Önce bir an tereddüt ediyor. Ama aşk galip geliyor ve adam bırakıyor kendini denize… Denizkızı ona denizde yaşamayı öğretir…
Kaç insan bırakabilir bu durumda her şeyi? ^^Nerede olursan ol, sana gelirim^^ diyebilir? Benim denizkızım sensin aşkım. Ben senin denizin olmaya hazırım. Yeter ki yüreğin değsin yüreğime…