Otomotiv dünyasında yıllardır beklenen an geldi; Ferrari, tarihindeki ilk tamamen elektrikli otomobili olan 2027 model “Luce”yi resmen tanıttı. Marka için yepyeni bir devrin başlangıcı olan bu süper sedan, daha önceki hiçbir Ferrari modeline benzemeyen radikal bir tasarıma ve çığır açan teknolojik yeniliklere ev sahipliği yapıyor. Gelin, Maranello’nun bu yeni elektrikli canavarının sunduğu özelliklere yakından bakalım.






Apple’ın Efsanevi Tasarımcılarından İlham Alan Bir Dış Görünüm Luce’nin tasarım süreci, klasik Ferrari stüdyolarının dışına çıkarılarak, Apple’ın efsanevi tasarımcıları Sör Jony Ive ve Marc Newson’ın kurduğu “LoveFrom” ajansına emanet edilmiş. Ortaya çıkan sonuç ise 5 kapılı, ters açılan (suicide) kapılara sahip lüks bir süper sedan.
Aerodinamik verimlilik aracın temel yapıtaşı olarak belirlenmiş; o kadar ki Luce, 0.25’lik sürtünme katsayısıyla Ferrari tarihindeki en aerodinamik araç unvanını elinde bulunduruyor. Otomobilin alt kısmı havayı yönlendirecek bir kama (wedge) şeklinde tasarlanmış, üst kısmı ise pürüzsüz bir kabuk gibi bu yapının üzerine oturtulmuş. Çapları önde 23 inç, arkada ise 24 inç olan devasa boyutlardaki jantlar, aerodinamik verimliliği artırmak için türbin stiliyle de tercih edilebiliyor.
Cam ve Alüminyumun Buluştuğu Minimalist Kabin Luce, Ferrari tarihinde 5 koltuklu konfigürasyona sahip ilk otomobil olarak tarihe geçiyor. İç mekana adım attığınızda sizi Jony Ive’ın imzasını taşıyan, minimalizm odaklı ama bir o kadar da lüks bir kabin karşılıyor. Baş üstü göstergesi (Head-up Display) bulunmayan araçta, cam ve alüminyum malzemeler cömertçe kullanılmış.
Sürücü deneyimi, ağır ve dikdörtgen formlu anahtarın manyetik yuvaya yerleştirilmesiyle başlayan adeta bir tören (seremoni) ile başlıyor. Mekanik düğmeler ile yüksek çözünürlüklü dijital ekranların kusursuzca harmanlandığı İnsan-Makine Arayüzü (HMI), sürücü ve yolcuya doğru yönlendirilebilen döndürülebilir bir merkezi ekran barındırıyor. Arka koltuktaki yolcular için de klima kontrollerini ve hız bilgisini gösteren ayrı bir dijital ekran düşünülmüş. Kabinde saklama alanları biraz kısıtlı olsa da, arka bagajın devasa hacmi hafta sonu kaçamakları için fazlasıyla yeterli.
1000 Beygirlik Saf Güç ve Mühendislik Harikası Elektrikli bir Ferrari’nin yavaş olması elbette düşünülemezdi. Luce, gücünü 122 kWh kapasiteli (brüt) devasa bataryasından alıyor. Araçta tekerlek başına üç adet olmak üzere toplam 12 adet elektrik motoru bulunuyor; bu motorlardan dördü doğrudan güç üretimi sağlarken, diğerleri süspansiyon sönümleme ve direksiyon kontrolünü üstleniyor.
- Performans: Toplam 772 kW güç üreten (yaklaşık 1000 beygir) Luce, 0’dan 100 km/s hıza sadece 2.5 saniyede, 200 km/s hıza ise 6.8 saniyede ulaşıyor. Aracın maksimum hızı ise 310 km/s.
- Menzil ve Şarj: 800 volt mimarisine sahip olan araç, 350 kW DC hızlı şarj desteği sunuyor. Tek şarjla WLTP verilerine göre 530 km menzil vadediyor.
- Ağırlık: 122 kWh’lik büyük bataryasına rağmen araç 2260 kg ağırlığında; bu da V12 motorlu Ferrari Purosangue’den sadece %4 daha ağır olduğu anlamına geliyor.
Otantik “Ferrari” Sesi Elektrikli spor otomobillerin en büyük eleştiri noktalarından biri olan motor sesi eksikliğine Ferrari mühendisleri eşsiz bir çözüm getirmiş. Aracın içerisine sahte bir V12 sesi vermek yerine; elektrik motorlarının ve aksların yarattığı gerçek elektromekanik titreşimler kaydedilip, eşitlenerek kabin içine ve dışına otantik bir dinamik ses dalgası olarak veriliyor.
Sonuç: Milyon Dolarlık Bir Devrim Avustralya pazarında 1 milyon doların üzerinde bir başlangıç fiyatına sahip olması beklenen Ferrari Luce, radikal tasarımıyla otomobil tutkunlarını ikiye bölecek gibi görünüyor. Ancak sunduğu teknoloji, üstün mühendislik harikası yürüyen aksamı ve hiper otomobil performansıyla, elektrikli lüks otomobil standartlarını yeniden belirleyeceği tartışılmaz bir gerçek.
Peki siz Ferrari’nin bu elektrikli devrimi hakkında ne düşünüyorsunuz otokampanya.com’da buluşalım.
