Hannibal doğuyor savaş sırasında geçen korku ve dram dolu bir hikayeyi konu olan müthiş bir film. Filmi Ataköy Atrium’daki sinemada izledim, açıkçası sinema salonu çok ufaktı ve ben kutu gibi salonları pek sevmiyorum, bunun bir çok nedeni var bunlardan bir örnek vermem gerekirse ses ambiyansı zira büyük salonlarda daha kaliteli ve doyurucu ses oluyor, yanımda iyi bir arkadaşım olduğu için şanslıyım salonun ufak olmasını unutturmaya yetti de arttı bile. Atrium’daki sinemanın film araları çok kısa, patlamış mısır ve diğer yiyecekleri güzel kredi kartının yiyecek alışverişlerinde geçmemesi eksi puan, geçenlerde Dünyayı kurtaran adamın oğlu filmin izlediğim Adana Cinebonus (M1 Tepe) sinemasının yanında bu sinema çok çok aşağı sıralarda kalsa da Ataköy Atrium sinemasında personel gayet iyi ve güler yüzlü. Film hakkında pek yazmama gerek yok zaten film eleştirmenleri ve sinema siteleri bir sürü şey yazmışlar onları okuyabilirsiniz yine de kendi üslubumla film hakkında yazabileceğim bir kaç şey olabilir, birincisi Hannibal Lecter karakterini canlandıran Gaspard Ulliel abimiz çok karizmatik bir herif sol yanağındaki gamzesi dikkat çekici, Lady Murasaki yani Hannibal’ın ölen amcasının dul eşi ve sonradan Hannibal’ın ona –“seni seviyorum” demesine –“sen de sevecek ne kaldı ki” diyerek tüm dikkatleri üstüne çeken japon Li Gong da gerçekten çok seksi bir kadın ayrıca her japon gibi dehşet samurayvari bir ablamız. Ve de son bölümde Kanada ya giden Hannibal usta kurbanına şöyle der –kelle almaya geldim bu replik bizim Hannibal’ın Kurtlar Vadisi ile bir ilişkisi olup olmadığını düşündürüyor. Neyse lafı fazla uzatmadan yazının devamında filmin fragmanına yer vermek istiyorum ve iyi geceler diliyorum…
Filmin kısaca konusu;
Litvanya’da Sovyet yetimhanesinde kalan on altı yaşındaki Hannibal Lecter yetimhanedeki arkadaşlarıyla anlaşamamaktadır. Geceleri kız kardeşiyle ilgili korkunç kâbuslar gören Hannibal sonunda yetimhaneden kaçar ve amcasının yaşadığı Paris’e gider. Hannibal, Lecter Şatosu’na geldiğinde amcasının ölmüş olduğunu keşfeder. Amcasının dul eşi Murasaki Shibuku ona evini açar ve bu gizemli kadın onu, yemek, müzik ve resim hakkında eğitir. Fakat Hannibal bir türlü onu kovalayan geçmişinden ve gördüğü korkunç kâbuslardan kurtulamamaktadır. Tıp eğitimi almaya başlayan Hannibal kâbuslarında gördüğü savaş suçlularını aramaya karar verir. Tek bir amacı vardır. Açlıktan ölmemek için gözleri önünde küçük kız kardeşini yiyen adamlardan intikam almak.
Ha unutmadan filmin müzikleri de çok etkileyici mutlaka bir yerlerden bulup bilgisayarıma indireceğim. [ via ]