Herodot Cevdet kahvedekileri Mehmet Akif Ersoy’un şiiri ile coşturuyor. Herodot Cevdet – Çanakkale şehitleri
Etiket: şiir
Bir Yazı Yazacağım Sana
Bir yazı yazacağım sana, İçinde gece olacak; Yalnızlık olacak Bir de sen olacaksın.. Gece yalnızlığa bulaşmış olacak. Yalnızlık yaldızlı karanlıklara, Sen yaldızlı karanlıklarda Bir yıldız olacaksın Bir yazı yazacağım sana, İçinde gölge olacak. Gerçek olacak ve sen olacaksın. Gölgeler hayatın kendisi olacak. Gerçek; gönül renginde Kafdağı, Sen Kafdağı’na varmadan Elde ettiğim en güzel tesadüf olacaksın..
Senden bir sevgi alacağım var
Yaşanmamış sevdalarım var. Yarım kalmış sevgilerim… Kederlerim, hüzünlerim var. Göz pınarlarında henüz akmamış Göz yaşlarım var. Özlediğim anılarım, Sensiz yaşanan yıllarım var… Adını koyamadığım duygularım, Birde; Bakamadığım fotoğrafın var. Yaşanmamış mevsimler yaşadı gönlüm, Kalbim çöl rüzgarlarında kavrulurken, Gözlerimde yaşları dondurdum ben. Bir kelebek kanadında yaşadım sevgimi, Ya sevmesini bilemedim, Ya sevene çok değer verdim. En […]
İstanbul Deyince
”İstanbul deyince aklıma martı gelir Yarısı gümüş yarısı köpük yarısı balık yarısı kuş İstanbul deyince aklıma bir masal gelir bir varmış bir yokmuş …”B.RAHMİ EYÜBOĞLU
Öz
ÖZümdün ( Yüreğimin İçinde ) ÖZeldin ( Benzeri Olmayan ) ÖZneydin ( Cümlemin Başında ) ÖZendin ( Başka Aşklara ) ÖZlenendin ( Yalnızlığımda ) ÖZgürsün ( Bendeki Sende ) HoŞCaKaL
Sana Bakmak
her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla uçak örneğin uçurtma mesela altına konulabilir bir ayağı ötekinden kısa olduğu için sallanan bir masanın veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine.
Geceyi Soluyorum
bana bakarken beni mi görüyor gözlerin? eskiyor ve eskitiliyoruz eski düzende yeniyi özledikçe gözlerin seni özledikçe hasretin geçiyor yüzüme teğet.. adı konulmamış bir hastalığın omuzlarımdaki ağır yüküyle bir başka güne gebe kalan geceyi soluyorum.. yağmur yağsa gözlerim ıslamayacakmış gibi.. aralık’04 nur.
Söylemeye Zamanı Olmayanlara …
Duymak istediğim kelimeler olduğu için ben çok beğendim.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet. Yüreğini elime koyduğunda anladım… “Sana ihtiyacım var, gel!” diyebilmekmiş güçlü olmak. Sana “git” dediğimde anladım… Biri sana “git” dediğinde, “kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek. “Git” dediklerinde, gittiğimde anladım…
Gitme..
gitme demiştim ya, bırakma beni burda.. gittin, bak göçebeler de çadırlarını alıp gitti ve ışıklarını şehrin bir bir.. sen görmedin. görmedin, ben anlattım söyledim, gitme.. gittin. gittin, bin yıl geçti aradan gözlerim takılı kaldı hayallerimi fırlatıp attığım yollara bir de avuttum çocuk yanımı oyunla, dertlerimle bir başıma kalınca ve bir bir gidince ışıkları şehrin söyledim […]
ateş
Ben, bir kez gördüm yıldırımın düşüşünü.. Gökyüzünün ateşten kızarışını, ateşin acısını ve bir çocuğun korkudan ağlayışını bir kez gördüm! Bir kez de kendimi gördüm, bir ateşin ortasında korkudan ağlarken. “Şubat 2005” nur.