“Hayallerimde, umutlarımda hâlâ çocuklarımın annesi sensin; anneler günün kutlu olsun.” (Mayıs 2007, Murat Utku’nun babasından) Bebeğim; Uzun zaman oldu seni kaybedeli. Soğuk bir Ocak ayının yirmi birinci gününü yirmi ikisine bağlayan bir gece yarısında vazgeçtik senden; baban ve ben. Üç yıl oldu hayallerimizde seni ölüme mahkum edeli.
Etiket: ebru yesilyurt
Ben seni başka dilde sevdim
Kara yağız bir kürt genci; bir türk kızına aşık oldu. Tertemiz sevdiler birbirlerini. Farklı mı olmaları gerekiyordu, aynı yürekle sevmiyorlar mıydı sanki birbirlerini? Onlar siz söyleyene kadar bir kez bile düşünmemişlerdi ırk konusunda insanların onları yargılayacağını.
Çaresizliğinize ağladım
Genç adam hıçkırarak ağlıyordu. Bir tarafta aşık olduğu kadın, diğer tarafta kendisine aşık olan başka bir kadın vardı. Aylar önce aşık olduğu kadına rastlamıştı, yıllardır içinde büyüttü aşkı tekrar yeşermişti ama uzun bir ilişkisi vardı o anda yaşadığı, kendisine aşık bir kadın vardı ve genç adam seviyordu hayatındaki kadını. Ama aşk başkaydı onun için, aşk […]
Gideni beklerken
Tam yirmi beş yıldır bekliyorum seni bu tren garında. Yaşım kırk beş, saçlarıma aklar çoktan düştü. Belli belirsiz bir umut var yüreğimde. Kınamasın kimse, aşktan ümit kesmiş değilim, artık geleceğinden ümidi kesiyorum yavaş yavaş. Sen ümidimi kestim dememe bakma, kessem burada olur muyum bu soğuk, karlı bir günde.
Senin gözlerine emanetim
’neredesin sen’ diyen sesiyle başladı her şey. Sanki yıllar geçmemişçesine, sanki buluşmamız gereken saate geç kalmışım gibi ’’neredesin sen’ diyen bir ses. Ben anlatıyorum, o ağlıyor; o soruyor ben ağlayarak anlatıyorum. Kötüleşiyor sesi, hıçkırıklarının arasında boğuluyor sanki. Kapatıyorum telefonu. Yıllar önce kaybetmenin verdiği acı, şimdi kavuşmanın verdiği mutluluk birbirine karışıyor. Sonra bir dağ kasabasına kaçıyoruz […]
Hayalet
Bakmayın sorgulayan gözlerle bana, ne olur. Sorgulamayın sevdamı, sormayın. Yıllardır neyi beklediğimi bildiğiniz halde bana yeni yollar önermeyin. Siz farkında değilsiniz belki ama unut diye başlayan her cümleniz beni nefessiz bırakıyor. Gözlerimde ’onun’ gözlerini görmek istemiyorsanız bakmayın gözlerime. Sormayın bana sevdamın gücünü, anlatsam dayanamazsınız. Hangi yangınlardan bedenim kor olarak çıktığımı nerden bileceksiniz siz?
Volkan a ve diğer dostlara
Canım çok yanıyordu, aynalara küsmüştü yüzüm. Yaşadığım ihanetlerin, omzumdaki sorumlulukların ağırlığı beni mahvetmişti. Dış dünyayla bağımı koparacaktım artık, sesimi duymayacaktı kimse. İşte o gün wolkanca sitesiyle tanıştım. Konuşmayacaktım artık sadece yazacaktım. Kelimelerim bu sayfalarda can bulacaktı. O kadar çok şey vardı ki anlatacağım. Bu sitede yazmak bana çok şey kattı. Yüreğimi hafifletti yazmak, yaşadıklarımı paylaşmak. […]
Yürekten yüreğe mektup 2
Kadersizim. Nasıl yanıyor yüreğin; görüyorum. Günden güne nasıl eridiğini, nasıl tükendiğini gören gözlerim kör olsa keşke, görmese bir sevda uğruna heba oluşunu. Daha çok gençsin, bu kadar acı omuzlarını çok erken çökertti senin. Hayallerinin yerini kara bulutlar aldı. Gözlerin ışıldamıyor artık, aynaya bakınca sen de fark ediyorsundur.
Yürekten yüreğe mektup
Yaralım. İyi haberlerini beklerken yine canının yandığını görmek çok acı. Seni izliyordum iki gündür, çocuksu heyecanını, sevdanın verdiği ağırlığı, beklemenin verdiği hüznü okuyordum gözlerinden. Yüreğinin nasıl ağırlaştığını hissettim, keşke dedim keşke ağlayabilse hıçkırarak ama yapamadın biliyorum.
Düşlediğimiz hayatın haritası
Vazgeçtiklerimiz, vazgeçmek zorunda kaldıklarımızla yolumuza devam ediyoruz hepimiz. Seçimlerimizi, hatalarımızı, doğru bildiğimiz şeyleri katık ediyoruz hayatımıza. Yaşımız ilerledikçe hakkımız olandan ya da hayal ettiklerimizden vazgeçmek zorunda kaldığımızı görüyoruz ve vazgeçiyoruz mecburen. Küçülüyor hayallerimiz gün geçtikçe. Yaralanmamak için kuşandığımız zırhlar işe yaramıyor. Verdiğimiz emekler bizi düşlediğimiz işe doğru ilerletmiyor. Olmasını istediğimiz değil de olması gerekenlerle avunuyoruz […]