www.ergenekonuizliyoruz.net. Site hakkında yorum yapmayacağım çünkü kim, kimler yapmış bilmiyorum o yüzden yorumum şu an yanlış olur burada bir yazar olarak.
Yalnız fikir güzel, ben de geçenler de Twitter’da not etmiştim şu şekilde;
aslında www.ergenekon.com a çok güzel bir mizah blogu olurdu. hatta ergenekon isimli bir mizah dergisi bile olabilir
Bu dava Türkiye gündemini o kadar fazla işgal etti ki, medyada şu an dünyada olan başka hiç bir şey bu kadar önemli değil miş gibi görünüyor, bu gerçekten saçmalık bana göre. Hayır var olan çetelerin çökertilmesi, bu tür grupların yargılanıp cezalandırılması değil saçma olan, saçma olan şimdiye kadar bunun yapılmaması ve şu an yapılırken bunu sanki bir dizi film gibi, açık yazarsam kurtlar vadisi tipi bir medya pompası ile yapmaları. Zaten uyutulmaya müsait olan Türk vatandaşı bu şekilde yola devam ediyor, yazık oluyor.
Şahsen bu Ergenekon dalgası benim umurumda değil, hem umurumda olsa ne olur ki? Yani bugün Zeitgeist belgeselin de dediği gibi, neredeyse bir din haline dönüşmüş olan, sorgusuz sualsiz kabul edilen ve biz dünya insanlarının büyük bir bölümünün kayıtsız kaldığı mesele, hiç eleştirilmeyen adaletsiz parasal sistem, bir taraftan dünyanın sadece %8 kadar insan topluluğunun tüm dünya kaynaklarını kullanıp geri kalanların bu tür hikayelerle uyutulup sistemin devam etmesi sağlanmakta. Dünya nüfusunun sadece %1’i kaynakların, zenginliklerinin %40’ını kullanıyor, bu bu kadar açık ve net, uzatmaya hiç gerek yok.
Bilmiyorum, belki yukarıdaki cümlem biraz uzun ve anlamsız olmuş olabilir, kısaca demek istediğim bizler bu ve benzeri konularla uyutulurken o minik azınlık dünya kanyaklarını afiyetle tüketmekte. Bu minik elit kesim rahatının bozulmaması için bir şekilde diğerlerini, yoksul büyük kalabalığı kontrol altında tutmak zorunda zira eğer o kalabalık uyanır ise, kontrol altında tutulmaz ise ismi “devrim” olan bir olay yaşanabilir, sistemi terse çevirip bir başka sisteme geçirebilir. Bunu, uyutmayı yapabilmek için elbette suni gündemler, toplumları bir şeylerle uğraşması için yönlendirmeler gibi çeşitli, onlarca yöntem deniyorlar ve bunu gerçekten harika yapıyorlar.
Belki hepinizin bir arkadaşı veya ailesinden bir fert koyu dizi takipçisini tanıyordur, bu bir örnek, yani bu insanlar bu dizilere resmen esir gibidirler. Bir diğeri belki şu online oyunlardır ve buna benzer. Kendinizi tüm etkenlerden soyutlayıp objektif olarak bakabilirseniz, bunların hepsinin birer uyutma aracı olarak kullanıldığını fark edeceksiniz.
Bunu uzunca yazmama gerek yok, birçok yerde bu konuda yazıp, çizen ama sizin maalesef dizilerden ve kutu açıcı programlardan fırsat bulup izleyemediğiniz, okuyamadığınız insanlar var.
Belki ilk bakışta saçma gelebilir ama benim düşüncem; eğer şu anda dünyada tek bir din olsaydı o “para dini” olurdu. Günümüz tamamen sayısal rakamlarla yaşanan, devam eden bir hayat, öyle ki kapitalist sistemin programladığı şekilde, hiç bir direnç göstermeksizin, onların kurguladığı, çizdiği hayatı birebir yaşıyoruz. Bizlere önce birer hedef verildi, bu hedefler beyinlerimize kazındı, bunlar; bir ev-daha güzel bir ev, bir araba-daha güzel bir araba, bir kadın-daha güzel bir kadın, bir erkek-daha-iyi bir erkek, bir ayakkabı-daha iyi bir ayakkabı gibi. Bizlere sonra bunlar gösterildi, özellikle televizyon dizileri başta olmak üzere çok farklı şekilde. İnsanlara bunları göstererek, özendirdiler, tıpkı bir TV filmden görüp pencereden atlayıp uçacağını sanan bir çocuk gibiydik artık. Her şey mubah. Bu din de, dürüstlük aptallık dı, bu din de faiz ve haksız kazanç bir başarı idi.
Düşüncem o ki; eğer dünyada şu anda olduğundan 50 kat fazla altın olsaydı değersizleşirdi, veya elmas. İşte bu yüzden bu para dininde asla sizi bizi rahata erdirmeyecekler, çünkü o durumda değersizleşirler, onlar fazlasını yakacak, yıkacak size vermeyecek. Savaşlar neden oluyor sanıyorsunuz? Duygusal nedenlerle dünya da savaş olmuyor, savaşlar, işgaller bu sistemin araçları.
Ergenekon benim umurumda değil. Neden umurumda olsun? Neden umurumuzda olsun? Bizim bir hesabımız yok ki orada, orada hesapları yapanlar, meselesi olanlar gücü, parayı elinde tutan toplumu onlarca şekilde, onlarca yöntemle istediği gibi yönlendiren o elit, o minik kesim. Benim ne işim olur Ergenekonla arkadaşım.
Çıkıp bu Ergenekoncu bulduk, çökerttik diyenlere inanıp da hayat daha güzel olacak, çocuklarımız daha iyi bir geleceğe sahip olacak diye düşünenlere kötü bir haberim var. Allah her şeyi zıttı ile yaratmış, siyah-beyaz, gec-gündüz, şimdi bu Ergenekon varsa demek ki bunun karşılığında da bir çete var, ve şu anda Türkiye’de yaşanan bu topluma izlettirilen tiyatro, ya da dizi film işte bu geçişin, rantın ve gücün bir kesimden diğer kesime veya bir çeteden diğer bir çeteye geçişin sancılarıdır.
Ne zaman adam oluruz? Biz bu gidişatla adam-madam olamayız hocam, biz ancak olunmamızı istenen şeyi oluruz.
- Biri olsun, belki hayatıma renk katabilecek biridir, belki parçalarımı birleştirir.
- Jakoben nedir? Jakoben 1789 Fransız Devrimi’nde kurulmuş bir siyasi klüpdür, toplum imkanlarını zor kullanarak kendi şiddet taraftarı siyasi görüşlerini yerleştirme taraftarı olan kesime verilen isimdir.
- “Google’ı sevin, o da sizi sevsin” bu cümle benimdir evet (:
- Dexter önlüğümü arkadaşıma verdim, pişman değilim, yine olsa yine veririm.
- Gayriciddi kayboldu adam, nerdesin olm, burayı okuyorsan bir işaret ver yaşıyor musun bilelim.
