Çoğumuz internette sörf yapıp gezeriz ve belli bir süre sonra bilişim teknolojilerine olan ilgimizi geliştirip kendimze gezdiğimiz siteler gibi bir site yapmak isteriz. Yani sadece tüketen değil bu alanda üretende olmak isteriz. Ve kendimize bir alan adı(domain) seçeriz bu alan adını seçerken alan adı satan sitelerden istediğimiz alan adının uygun(satılmamış boşta) olup olmadığını kontrol ederiz. tabii ki her alan adı sorgulaması yapan bu hayalini gerçekleştirmiş değildir, bu imkanların eksikliğinden veya fazla üzerine düşmemiş olmaktan kaynaklanabilir.
İşte tam bu noktada şöyle bir durum söz konusu, bazı sivri zekalı arkadaşlar ya da firmalar bu yukarıda bahsettiğim hevesli insanların fikirlerini çalma teşebbüsüne girişebiliyorlar. Nasılmı? Hemen yazayım…
Şimdi diyelimki aklınıza çok dehşet bir fikir geldi ve harika yaratıcı bir alan adı bulduğunuzu düşünüyorsunuz. Ne yaparsınız? Tabğiki ilk iş olarak o aklınıza gelen alan adının başkası tarafından alınıp alınmadığını kontorol edersiniz değil mi? İşte bunu yapmayın… Çünkü bu alan adı sorgulamalarında sorgulama yaptığınız firma siziizn sorgulamalarınızı kayıt edip içlerinden yaratıcı olduğunu düşündüklerini kendi üzerine satın alıyor ve daha sonra size çok yüksek fiyatlarda satmayı planlıyor. Ve bunu çok ekonomik bir sistemle yapabiliyor, mesela 5 gün için siteyi etkinleitirip beklemeye geçiyor ve siz almak istediğinizde size yüksek fiyat veriyor. Yani sadcece 10ytl ye alabileceğiniz bir alan adı bu durumda 1000ytl ye kadar çıkabiliyor. Bu durumda tek şansımız o alan adının 1 – 2 hafta içinde talep görmemesi ve bu sayede alan adını kendine tescil eden firmanın bu alan adını geri iade etmesi.
Bu sistem eskiden veri var olan bir sistem ve yasal olarakta hiç bir sakıncası yok. Siz siz olun eğer fikirlerinizin çalınmasını istemiyorsanız güvenmediğiniz bilmediğiniz sitelerden alan adı sorgulaması yapmayın ya da sorguladığınız anda alın. Ayrıca unutmayın alan adını aldıktan 5 gün sonraya kadar iade etme hakkınız var.
Kaynaklar; Bu ayki chip dergisinde yazar Mahmur Karslıoğlu’nun yazısı, birebir tecrübelerim, arkadaşlarımın başına gelenler.