Şu ağustos böceği yazımda yazmıştım. Ağustos böceği ve karınca hikayesinin tamamen uydurma olduğunu, basit bir konuda bile birçok yanlışımız olduğunu söylemiştim. Bakalım daha hangi konularda doğru bildiğimiz yanlış varmış? Bugün bomba gibi bir konuya değinmek istiyorum. Her gün mutlaka birkaç defa baktığın, işini gücünü ona göre ayarladığın, elinde, masada, telefonunda, duvarda asılı şey. Biliyorsunuz saat […]
Etiket: konuk yazar
Konuk Yazarların kaleminden gönderilmiş olan blog yazıları.
Bir de Gladio çıktı başımıza
Televizyonda bir dizi var, hani Perşembe akşamları ona buna racon kesen, sigarasıyla, silahıyla, kanıyla insanlarımıza olumsuz örnek teşkil eden ve mafyalığı meslek haline getirten bir dizi. Uzatmaya gerek yok Kurtlar Vadisi dizisi işte.
Azerbeycan’dan
Azerbeycan lehçesini hemen hepimiz biliriz, bize sempatik gelir konuşmaları. Bazı kelimeleri bizim dilimize göre kabadır veya çok farklı kelimelerin çok farklı anlamları olabiliyor.
Şu ağustos böceği
Hani bir hikaye vardır. Tembellik deyince genellikle hep o hikaye anlatılır. Yok bilmem Ağustos böceği saz çalar dururmuş yazın, Karınca da durmadan çalışırmış, erzak depolarmış. Yazın saz çalan Ağustos böceğine nasihat verir, böcek takmayınca karıncayı, her kış onu beklermiş. Sana bu hikayenin bize doğuştan beri hep yanlış anlatıldığını söylesem. Düşünsenize basit bir hikayede bile hep […]
Everest’de Rest
Bazen, senin beni düşündüğün kadar düşüneyim diyorum seni. Bazen, senin beni önemsediğin kadar önemseyeyim diyorum ben de seni. Bazen, yoruluyorum seni düşünmekten. Bazen de, senin yorulmanı bekliyorum beni düşünmekten. Bazen, büyük beklentiler içinde olduğumu fark edip, “aptalsın olum” diyorum kendime. Bazen de, kıymet bilmez sana diyorum, “aptalsın sen” diye.
29 Mayıs 1453… Biliyorsunuz ki bugün İstanbul’un fethinin 556. yıl dönümü. “İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker, ne güzel askerdir.” Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimizin fetih hadisi ile başlayan bu destan 29 Mayıs günü fetih ile sonuçlandı.
Atv ekranlarında bildiğiniz üzere sihirli, büyülü bir dizi var ismi Selena. Geçen gün haberlere bir çocuk çıktı, çocuk delirmiş resmen. “Çileden Çıktı” manasında değil, çocuk hakikaten delirmiş. O dizi çocuğun hayal dünyasına öyle bir yerleşmiş ki çocuk delirmiş. Çocuk sağlığını kaybedip, dizideki bir karakterin ismini anıyor. “Hades, gelecek beni alacak” diye. Diziye bilmem kaç hafta […]
Uzayda ilkler – bölüm 2
Evet insanoğlunun uzay macerası serisinin ikinci kısmında insanoğlunun uzayla olan tüm çalışmalarının bir kronolojisini sizinle paylaşmak istedim. İnternette bulduğum bu tablo insanlığın uzayla olan tüm bağının kronolojisini içermekte. Bölüm 1: wolkanca.com/insanoglunun-uzay-macerasi-bolum-1
Dünyanın en iyi gazetecisi
“Ben Dünyanın En İyi Gazetecisiyim…” Bunu söylediğim kişiler veya duyanların çoğu önyargılı oldukları için enteresan tepkiler verdiler. “Bir kişinin bunu söylemesi için geri zekalı olması gerekir.” dedi bazıları. Halbuki kimse düşünmedi ki hayatta tüm ihtimaller %50’dir. Ya doğru söylüyorsa? diye düşünmediler kimi zaman. Zaten kimseyi ikna etme gibi bir derdim yok. Sadece benim inanmam önemli, […]
Atatürk’ün gördüğü son rüya
Bugün sosyal çalışırken Atatürk’ün son rüyası hakkında bir yazı buldum ancak benden önce bazı arkadaşlarımız bu yazıyı internete aktarmış. Aynısını yazarsam kopya çekmiş gibi olucam ama yazmazsam içimde kalıcak Bildiğimiz gibi Atatürk ölmeden önce baya bir süre hasta olarak yatmış. Yine hasta olduğu 26 Eylül 1938 tarihinde ilk defa hafif bir koma atlatmış.