Bodrum, yeni St. Tropez mi? New York Times gazetesi, limanındaki büyük yatlara, nefis manzarasına, gece yaşamını, Barlar Sokağı’nda toplanan iyi giyinmiş gençlere dikkat çekerek Bodrum’u Fransa’nın ünlü sahil kenti Saint Tropez’e benzetti.
Yıl: 2006
Kadınların eline verilmemesi gerekenler
DİREKSİYON (çarpışan arabalar dahil) KREDİ KARTI TELEVİZYON KUMANDASI RÜYA TABİRLERİ KİTABI ŞİRKET HİSSELERİNİN %51’İ HARİTA (hedeften daha fazla uzaklaşmak istemiyorsanız) ÜÇÜNCÜ KADEH BUZ KIRACAGI İNGİLİZ ANAHTARI
Flood Lights
Halkın tarayıcısı Firefox
Firefox or Ie https://www.youtube.com/watch?v=7oIot3Qxu_U
Gaye Aksu – Sevdan ile
Gel saçlarına gözlerine yüzümü süreyim Gel ağlatma Gel bu devran ayrılığın devranı değil Gel yalvartma Ömrüne ömrümü nefesine nefesimi Ah katayım hadi gel İsmini dağlara taşlara yazayım Düşerim n’olur yamacından Bırakma beni Sevdan ile sevdan ile tut ellerimi Dışarısı ayaz dışarısı hasret Yüreğimde yangın var Sevdan ile sevdan il söndürme beni
Ne zaman sevdimse ben
Ben ne zaman sevdimse, kuzeyden vurdu sözlerimi ayaz. Tutuldum cümlelerimden. Kalemimde inceden bir ağrı. Kağıtlar takatsiz, zarfların ağzı yumuk. İsminin yerine koyduğum zamirler, müsteara bile dönüşememişken yenildim mecaza. Ay dedimse sen, ceylan dedimse gözlerinin karası. Deniz dediysem ayrılığın tam ortası. Yetmezmiş gibi üstüme geldi hatasız teşbihler. ‘Sen gibi…’ oldu her şey. Nefes almak gibi oldu […]
Tek başına bir odada kalıyordun. Odanın duvarları baştan başa camdı. Baştan başa sımsıcak ruhtu… Odanın ortasında çırılçıplaktın. Bir sandalyede oturuyordun. Odan ılık, tanıdık, hiç kesilmeyen bir rüyanın ortasında salınıyordu. Yüzünden dünyadaki bütün zamanlar geçiyordu. Yüzündeki bütün zamanları özlüyordum… Yüzünün bütün zamanlarının dışındaydım. Odanda tek başınaydın, ama o büyüsünü, o derinliğini yaşamayı çok arzulasam da, yine […]
Yazılmadan kaldı bazı şeyler
Yazılmadan kaldı bazı şeyler; gene de yazılmış kadar oldu. (Necatigil’in 21 Eylül 1969 tarhili bir mektubundan)
İçime gir ama sigaranı söndürme
Birden fermuarını çözdü, pantalonunu aşağıya indirdi. Sonra da külodunu çıkarttı. Beni nasıl aşalıyaağını biliyordu, ama öfkesini kontrol edemiyordu da: “Hadi gel, gir içime, hadi hakkındır, beni evine aldın ya, beni o soğuk sokaklardan kurtarıp getirdinya buraya, gir içime hadi…” diye bağırmaya başladı… Karanlık yerimin bu denli zorlanması öfkeden deliye döndürmüştü beni. Ona tam, “yeter artık, […]
Semartizm’den serzenişler
Dinleyin bakım neymiş blog. Kırmızı gömlekli sakallı olan barzani kuluklu şahıs benim 🙂 http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=6131148695985605886&hl=en