Bizi eskiden takip edenlerin bildiği üzere şahsım ezelden beri sansüre karşıdır, pasif karşı değil aktif olarak karşıyım yani oturduğum yerden sansüre karşıyım demekle yetinmeyip imkan olduğunca eylemler, fiiller yapıyoruz.


Bizi eskiden takip edenlerin bildiği üzere şahsım ezelden beri sansüre karşıdır, pasif karşı değil aktif olarak karşıyım yani oturduğum yerden sansüre karşıyım demekle yetinmeyip imkan olduğunca eylemler, fiiller yapıyoruz.

Bildiğiniz gibi 2013 yılında 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimine gidilirken iktidar normalde devletin şu an çoğu olmayan, kapatılmış veya işe yaramayan bazı planlama kurumlarının yaptığı 5 yıllık kalkınma vs. planları harici ortaya "2023" yılı atıldı ve şu an 2021 yılındayız olacak olan ne varsa o yılda olacak. Nedir bu 2023’ün hikmeti?

Bu görsel, bundan yaklaşık 60 yıl önce 1960’lı yıllarda İngilterede kadınların yaptığı eylemin fotoğrafı.
Fotoğrafta önemli olan şey ülke olarak -klasmanımız-, en sağdaki "kanada, turkey, norway, usa, holland, filand" yazılı pankart dikkat çekici.

Yine bugün olduğu gibi bir Salı günüydü, çok sıcak bir Ağustos gecesi, 17 Ağustos 1999 Salı günü saat 03:02(DAYS/UTC+3). 45 saniye sallandık.

Şu anda milletvekili olan arkadaşlarımız kusuruma bakmasın ama aranızda Tunceli Milletvekili Kamer Genç gibi bir Milletvekili yok, daha doğrusu aranızda Milletvekili de yok, gerçi Meclis te eski meclis değil.

Çok, çok ama çok üzgünüm, üzgünüz. 1 haftadır ormanlarımız cayır cayır yanıyor, insanların evleri yanıyor, canlılar yanıyor. Fakat yakan aslında ateş değil, cehalet! Ve onun getirdiği yönetim sistemi.

Dün itibariyle ülkemizin birçok ormanlık/ağaçlık alanında yangınlar başladı, oldukça büyük alan yandı ve devam etmekte, mahalleler, köyler, oteller vs. boşaltıldı.

AKP’nin ilçe başkanı olan sonrasında Belediye Başkanlığı adayı olan ardından Milletvekili adayı olan ve 6 ay önce Cumhurbaşlanlığı kararnamesi ile Boğaziçi Üniversitesine rektör atanan Melih Bulu yine gece yarısı çıkarılan bir AKP genel başkanının imzaladığı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile üniversiteden atıldı.

Ülkede cengiz ve şahsımın şürekâsı olmayanlar olarak ekonomik durumumuzun ne olduğunu 200TL’nin geçmişten günümüze geldiği durumdan görmüştük, şimdi de dünyanın en zengin insanları ile ülkemizdeki bir kaymakamı karşılaştıralım. Sonuçlar çok şaşırtıcı zira 12-13bin TL maaş ile çalışan bir memurun ayakkabısı bile dünyanın en zengin insanlarından daha iyi, hatta adamlar yalınayak ve ahlaksız ayrıca itibarsızlar.

Arkadaşlar bildiğiniz gibi bugünlerde ekonomimiz pik yapmış durumda, Türkiye büyüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bulutların üzerinde, ahaber izleyicisi yada cengiz iseniz hayat size güzel. Almanya, Fransa, Amerika hepsi bizi kıskanıyor, çatlıyor, patlıyor hatta Merkel hanımefendi durup dururken sürekli kendini Türkiye’yi kıskanırken bulmaktan şikayetçi. Bunların hepsi zaytung veya yalandır diye düşünüyor olabilirsiniz, düşünmeyin!

Coolever ekibinin yaptığı araştırmanın sonucu olarak çıkan 2021 yazılım geliştirici maaş raporu çıktı.

İsmail Saymaz önemli biri, bu dönemin iktidarın istedikleri harici şeyleri dile getirebilen az sayıda gazeteciden kendisi. Gazetedeki köşesinde son yazdığı yazı gerçekten sert tten.

Bu yazıyı yazma nedenim ülkemizde yaşayan Romalıların çoğunlukla demokrasinin seçim/sandık olduğunun sanılması ve buna canımın sıkıldığı içindir. Bana göre günümüzde insanların daha fazla demokrasi istemesindeki tek neden mutlu yaşamak ve mutlu olmaktır, demokrasi sayesinde özgürlük elde ederek, yaşam tarzı veya inançlarını özgürce yaşamak, fikirlerini ifade edebilmek gibi gibi. Ekonomi ile ilgisi yoktur. Yani dünyanın en büyük ekonomisi olan ülke neden dünyanın en demokratik veya en mutlu ülkesi değil? Klişe değil gerçek; -mutluluk parayla satın alınmaz- evet, parayla; uçak bileti alırsın taşınırsın ve başka ülekenin vatandaşı olursun çözersin(Ortadoğulu zenginlerin çok sık yaptığı gibi) bu da gerçek.

Türkiye’de halihazırda 2. el ve yenilenmiş cep telefonu satışı yapılıyor, satış yapan firmalar garanti olarak kendi özel sözlerini veriyorlar ve tüketici için hiçbir bir yasal dayanak yok ve Ticaret Bakanlığı yeni bir yönetmelik ile 2. el cep telefonu satışına düzenleme getirdi. Buna göre 2. el ve yenilenmiş cep telefonu satışını tıpkı sıfır cihaz gibi tüketici hakları ile satabilecek firmalara belge verilecek, şu an 3 firma bu belgeyi almış durumda.

Gündem hiç olmadığı kadar siyasi ve sanırım Türkiye’nin tamamına yakını Sedat Peker sayesinde durumlardan haberdar.